Aşkın Vehameti
Vücut sıcaklığım dokunuşları arasında kayboluyor. Ezberliyorum çizdiği her yolu. Bütün benliğimi bırakıyorum onu seyre dalarken. Gecenin en ıssız anında beyaz tenindeki kızıllığını kokluyorum. Cezbediyor beni bakışları. Haykırmak istiyorum karanlığa doğru. Kim bu! Gündüzümü gece yapan, geceme gündüz doğuran. Kim bu! Ben asırlar dolaşığıp sana tutsak olmuşum. Sen bir acizde bulmuşsun varlığını. Ben kimyamı değiştirip bu ruhta seni payidar kılmışım, sen benim celladım olmuşsun.
Bir zangocun bıkkınlığıyla seviyorum seni. Her vakit çınlıyorsun kulağımda. İbadet vaktimin geldiğini senden anlıyorum. Ruhum seni çağırıyor. Sende birleşiyor kaybolan tüm zaman. Seninle İstabula giriyor Fatih, seninle yanıyor Roma ve seninle öldürülüyor Sezar. Sen beni tutsak ediyorsun. Ben seni sevdikçe sen bana zulmediyorsun. Ben seni düşledikçe sen beni daha da görmüyorsun. Ruhuma kast ediyorsun, vatanıma, vicdanıma. Her aklımda belirdiğinde karalıyorum gökyüzüne silületini, bir evren çiziyorum, bir kainat, bir yaratılış, bir varlık çiziyorum. Mütemadiyen benimle olduğun bir geleceği inşaa ediyorum. Sen ve benim olmadığım, bizim olduğumuz bir geleceği.
Hiç yorum yok: