Toplum Bataklığı

 


Gecenin sessiz ahengini esen yelden gelen bir çığlık bozuyor. Karanlığın kalbine doğru gidiyor işiten herkes. Sese aldırış etmeyen, gülen her çehre mücrim vicdanlarının badiyesinde sevgisizliğe terk ediliyor. Andolsun, güneşe daha çok var. Tutun ıssız benliğimi kaçmasın aydınlığa. Daha çekecek çok çilemiz var. Bedenimi ilmek ilmek ayırıp her bir parçasını zindanlara kapatın. Övünün mahşere kadar, zindana günahı soktuk diye. Pay biçin kendinize cennetten arsalar. Kutlu güne hazırlanın. Benimle günahlarınızı yok etmiş olacaksınız. Ona ram olduğum sizi azat edecek. Ben aranızdaki en bütük vehmim. Gözlerinizi benden ayırmayın. Şahit olun münferit yalnızlığıma. İptidai arzularınızı çıkartın hergün arkasına saklandığınız intibasız yüzleriniz ardından. Kulak verin bana. İştirak edin söylediklerime. Mil çekilmiş kalplerinizle aramdaki bir misaktır bugün. Muhasır varlığınız tükenmeden mahzar olun. Münferit arzularınızın ruhumda açtığı gedikler kapanmadan bu varoluşa son vermeye mükellefsiniz.  Mihrimahın her devriyesi sizindir. Yalnız sizlerle cihan aydınlıktır. Bu günaha son verin. Bensiz bir toplum mütemadiyen aydınlığa kavuşturacaktır. Hiçbir aşiyan kalmasın bana yokoluşumdan sonra. Müstakbel ölüm benimle kendinden geçer, sizler sonsuz olusunuz. Ay cesaret edemez güneşinizi kapatmaya. Gök kubbe kararmaya cesaret edemez. Varlığınız temerrüt ettirir karanlığa, karanlık karşınıza çıkmaya cesaret edemez. Yeter kurtulun bu varlıktan. Öfkenin, eziyetin ve dışlanmışlığın tam ortasındayım. Toplum denilen medeniyet abidesi üzerime üzerime geliyor. Benmişim sebep olan içinizdeki katran vicdana. Bırakın yok olayım, sizler huşu bulun yokluğumda.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.