Utanmaları Gerek

Dün (10 Kasım) bir seminere katıldım. Tahmin edebileceğiniz gibi konusu Ülkemizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemaldi tabii. Belgeselle zenginleştirilmek istenen konferansta dikkatimi çeken kötü bir olaya tanık oldum. Varlık ve yokluk arasındaki insanlar  tarafından...

Seminer kurtarıcımızın kahramanlıklarından bahsederek başlamıştı. Herkesin zevk aldığı şeyler tabii.
Kahramanlık anlatımının ardın bu konuyu cepheler, alınan kararlar, milli irade konuları yer alıyordu. Salondaki herkes Türklüğün muhteşem tarihinin  yansıttığı duyguyla boyanırken tarihten tarihe o gamlı sahne esti ışıklı perdeden.

Sözler ve Sahne:
Atatürk ülkeyi modernleştirmek için irticanın simgesi olan başörtüyü kaldırma kararı almıştır.
Sahnede ise sanki imanlarının üzerilerinden atılmalarını kutlarcasına sevinen başörtülü kadınlar.

Atatürk kadınlara özgürlük getirilmiştir.
Sahnede kadınlar batıdan gelen kıyafetleri özgürlükleri meçhul şekilde giyiyorlar.

Vahdettin tüm servetiyle İngilizlerin yardımı ile avrupa ya kaçmıştır.
Sahnede vahdettin arabasına biner ve uzaklaşır.
---Bu tarihimize yapılmış hakarettir. Ki Vahdettin onca yardım tekliflerine dahi fakirlik içinde ölmüştür. Kurtuluşa ve önder Mustafa Kemale verdiği Samsuna çıkıştaki şahsi malı Bandırma vapurunu unutmayın. En önemlisi ise o bir vatan haini hiç değildir. Yanlış kararlar veya empoze bilgiler diyebilirsiniz vatan haini değil.

Bir sahnede ise Sani Abdülhamit Han'ın bencil ve kötü bir karakteri ile yönetimin olduğunu öne sürmüştü.
Galiba hepimiz biliyoruz ki Abdülhamit Han kendi suikastçılarını affedecek kadar vicdan sahibi batmak üzere olan bir ülkeye 60 yıl daha katacak kadar zeki bir padişahtır.

Maalesef bazılarımız sevmedikleri toplum ve anlayışları kötülerken benimsedikleri biçimi yüceltmektedirler. Vicdansız ve haince bu tavrın cezası elbet hak tarafından haksıza verilecektir.

2 yorum:

  1. Kendilerini yüceltmek için başkalarına çamur atma politikasından nefret ediyorum.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.